ANADOLU İNSANI, ARTIK KENDİNİ SAVUNABİLİYOR Featured

Rate this item
(0 votes)

“Erol Mütercim’in” bir televizyon kanalında sarf ettiği sözlerle ilgili yalnız “İHL” mezunları değil,  “Anadolu insanı” da savunmaya geçti.

Bu savunma bazen haddini aşmış, bazen de hakaretler varmış…

Siz genelleme yaparak hakaret ederseniz, haliyle heyecanını tutamayanlar, abuk-sabuk sözler sarf ederler.

Bunu benimsememekle beraber, “bu sosyolojik bir reaksiyondur.”

Bunun önünü kimse alamaz.

 

 

                                                *****  0  *****

 

Şimdi bandı geri saracak olursak.

Eskiden kendilerini her şeyin üstünde gören ve Anadolu insanını küçümseyen “entel-dantel kesim,” (!..)  her türlü saldırıyı ve hakareti rahatlıkla yapıyorlardı.

Hele hele,  İslami ve tarihi değerleri savunanları adeta “linç”  ediyorlardı.

 Rahmetli “Erbakan hocanın”  ortaya çıkmasıyla saldırılar, alay etmeler, dalga geçmeler, hatta iftiralar kıyasıya yapılıyordu…

Yetmiyor, partisi kapatılıyordu.

 Yetmiyor ihtilal yapılıyordu.

Ondan sonra da, “ biz ihtimallere karşıyız.”

Her tarafta , “biz demokrasiden, özgürlükten, haktan ve hukuktan yanayız”  yaygarasını koparıyorlardı.

Bunları hep yaşadık ve hep gördük.

 

                                                  *****  0  *****

 

Daha düne kadar, “İmam-hatipleri” ortadan kaldırabilmek için her türlü siyasi oyunlar oynandı.

Öce orta kısımları kapatıldı.

Sonra müfredat değiştirildi.

Üniversiteler girmeleri engellendi.

Her türlü hakları ellerinde alındı.

Cumhuriyet tarihi boyunca, bu kadar haksızlığa uğramak  “Anadolu insanını” çıldırtacak noktaya getirdi.

Bunları bir şahsa, bir guruba yapmıyorlardı.

Koca Anadolu insanına ve İslami duyarlılığı olan koca bir kitleye yapıyorlardı.

Evet, bunları biz hep gördük ve hep yaşadık…

 

                                                  ***** 0  *****

 

Erol Mütercim, olayına gelince:

Anadolu insanı artık şaha kalktı.

Hakkını-hukukunu arayacak, “özgüvenini” kazandı.

Sessiz kalmıyor, tepkisini gösteriyor.

Bu organizeli bir hareket değildir.

“Haksızlıkların ve zumlun”  başkaldırışıdır.

Bu kendiliğinden oluşuyor.

İçgüdüsel bir tepkidir.

Diğer bir ifadeyle: “İlahi adaletin tecellisidir.”

 

                                                   *****  0  *****

 

Erol Mütercim, özür dilemiş, “yanlış anlaşıldım” demiş.

Konuşma net ve açık ortada…

Kıvırmaya ne gerek var.

Bu milletin aklıyla mı oynuyor?

Dürüst ol , dürüst!..

Sen bir kişinin, kafasını gözünü yaracaksın, ondan sonra ”özür dilerim” demekle  iş bitiyor mu?

Her şeyden önce, “yapılan bir eylemin mutlaka karşılığı olmalı.”

Özür dilemek işi ise, ayrı bir şey…

O da gerekli.

İşin garibi,  Anadolu insanına ve İslam’a kim saldırıyorsa, hemen  “Cumhuriyetçi” olarak ilan ediliyor.

Efendiler, bu Cumhuriyeti bu kadar sıradanlaştırmaya ne hakkınız var?

 

                                               *****  0  *****

 

Son olarak şunu hatırlatmak istiyorum.

“İHL” mezunları olmasa sahte, dinlerin,  sahte hocaların, sahte mehdilerin, sahte şeylerin önü alınamaz…

Zaten bu “sahteciler”  şu andaher tarafta cirit arıyorlar.

Sahi  bu “İmam-hatip mezunları” da olmasa, halimiz ne olurdu?..

 

                                                  *****  0  *****

 

                                          www.mtopaloglu.com

 

Read 142 times Last modified on Friday, 11 September 2020 07:45

Leave a comment

Make sure you enter the (*) required information where indicated. HTML code is not allowed.