Thursday, 03 June 2021 10:43

Din Düşmanlığı Psikolojisi Featured

Written by 
Rate this item
(0 votes)

 “Düşmanlık” ve “dostluk” ilahi nizamın bir parçasıdır.

“Hayır” ve “şer” yaratılmamış olsaydı, “ ilahi kudret” tecelli etmezdi.

Düşmanlığın var olması, “ilahi hikmetin” bir gereğidir.

Çünkü Yüce Yaratan, her şeyi “zıtlarıyla birlikte” yaratmıştır.

Karşıt zıtlıkların çatışmasından gerçekler ortaya çıkar.

Dolayesiyle, en büyük zıtlıklar da, “din ve hakikat” üzerindedir.

 

 

*****  0  *****

 

“Düşmanlık psikolojisi, sinede büyük bir yüktür.”

Karşı tarafa saldırmadan duramaz.

“İçgüdüsel duyguları” rahat bırakmaz onu.

Devamlı fırsat kollar.

Eline imkânlar geçtiğinde, gücü nispetinde zahirini saçar.

Aslında en büyük düşmanlığı kendinedir.

İçini kemiren, “kini, nefreti ve hasetliği yüzünden” kendi kendini yer tüketir.

 

*****  0  *****

 

Bu düşmanlıklar içinde “din düşmanlığını,” çok daha ileri boyuttadır.

Dini çağrıştıran “bir davranış, bir söz” çileden çıkmasına neden olur.

Her olayı bir şekilde, kendine göre yorumlayıp “din ile özleştirir.”

Kişilerin yaptığı ferdi bir yanlışı, ”dine mal edip” suçlamalarını sürdürür.

Direk veya dolaylı bir şekilde herhangi bir olayı anlatırken konuyu “dine ve dindarlara” getirerek “dışlamak, tahrik etmek, dalga geçmek ve taciz etmek” için her yolu dener.

 

*****  0  *****

 

Dini kötülemek için “algı oluşturma” yolunda, her türlü yala tevessül eder.

Hem yalan söyler, hem de var olan yalanları yaygınlaştırır.

Vakıfla, cemiyetle ve din hizmetleriyle uğraşanları, “menfaatçi, vurguncu ve din istismarcısı” tanıtır.

 

*****  0  *****

 

Kendi arkadaşları arasında,  “dine yönelme” olduğunda,  hemen onu “linç etmeye” koyulur.

Bu psikoloji içinde olanlara, hangi gerçekleri anlatırsanız anlatın, “aksini savunur.”

Doğruları açık açık gördüğü halde “görmemezlikten” gelir.  

Din düşmanlığı uğruna,”bayrağını, ülküsünü hatta ülkesini” bile karşısına alır.

 

*****  0  *****

 

Dini bir yaşantısı yoktur ama “din adına ahkâm”  keser.

Yalan yanlış, kulaktan dolma bilgilerle, “öyle değil böyledir” şeklinde kendine göre hükümler verir.

Kendini haklı gördüğü en büyük gerekçesi, “ din adına yanlış yapan”  kişilerin davranışlarıdır.

Sıradan ve fevri bir davranışı, tüm Müslüman’lara mal ederek bunun üzerinde “algı oluşturmaya” çalışır.

“Dindarsan git camide, evinde ibadetini yap, ne diye kamu alanında dindarlığını ortaya koyuyorsun” suçlamasını devamlı yapar.

Dini bir davranış gördüğünde hemen ona, ”din istismarcısı damgasını” vurur.

 

*****  0  *****

 

Bu din düşmanlığını diğer dinler için yapmaz.

“Hıristiyanlık,”“Yahudilik,” “Mecusilik” gibi dinle hakkında, her hangi bir eleştiride bulunmaz.

Düşmanlığı yalnız ve yalnız ; “İslam dini” içindir.

Bunlara benzer, daha çok “saplantılar ve düşmanlıklar” sıralanabilir.

 

*****  0  *****

 

Bu saplantı, kişinin karakteri ve eğitim durumuyla ilgili bir durumdur.

Bu psikoloji içinde olanlarla tartışmak boşunadır, ne söylersen söyle “önyargıları” kolay kolay değişmez.

Yazının başında belirttiğim gibi, bu “ilahi hikmetin bir tecellisidir.”

Dün de vardı bugün de var, yarın da olacaktır.

Kıyamete kadar devam edecektir.

Burada önemli olan, “mü’min bir kişinin duruşu ve istikametidir.”

 

 

                                                    www.mtopaloglu.com

Read 489 times Last modified on Sunday, 04 July 2021 19:11

Leave a comment

Make sure you enter the (*) required information where indicated. HTML code is not allowed.