Makaleler

Rate this item
(0 votes)

Konuya geçmeden, kendime göre bir tespit yapmak istiyorum.

Dört kuşak öncesine gittiğimizde, bizim dedelerimiz fakir doğdular, fakir büyüler ve fakir olarak da öldüler.

Babalarımız da aynı şekilde yoksulluklar içerisinde dünyaya geldiler.

Onlar da fakir doğdular, fakir büyüdüler, fakir yaşadılar ve ömürlerinin sonralarında biraz gün yüzü gördüler ama yaşlılıklarından ve hastalıklarından dolayı da onlar da gün yüzü göremediler.

Bizim kuşağa gelince, 40 yaşın üstünde olanlar, fakir doğdular, fakir büyüdüler ve ömürlerinin olgunluk çağında, “zengin olarak hayatlarını” sürdürüyorlar.

Last modified on Sunday, 31 January 2021 15:53

Modern İnsanın Çıkmazı Yalnızlık Featured

Saturday, 28 November 2020 17:54 Written by
Rate this item
(0 votes)

21. Yüzyılda insanın karşılaştığı en önemli problemlerden biri, kendini  “yalnız” hissetmesidir

 Gelişmekte olan toplumlarda,  toplumsal   “dönüşümler” ve “değişimler” her zaman olmuştur.

Dijital dünya” ile gelişen “iletişim ve teknolojik gelişmeler” bize rahatlık sağlıyor ama giderek de yalnızlaştırıyor.

Hayatın yoğun temposu ve stresin yaygınlaşması insanları yalnız bir yaşama sürüklüyor.

 İnsanın çevresinden, dost ve arkadaşlarından gördüğü samimiyetsizlik, riyakârlık, menfaatini önde tutma, bencillik, vefasızlık, zor zamanda yanında olmama, aldatılma ve dolandırılma gibi tutum ve davranışları da buna dâhil edebiliriz.

Bu durumlar ne yazık ki “modern yaşamın” koşulları insanı “bireyselliğe” ve “yalnızlığa” sürüklüyor.

Buna çağın virüsü veya modern dünyanın hastalığı da diyebiliriz.

Last modified on Wednesday, 06 January 2021 06:49

Kadın Hakları, Şiddet ve Alkol Featured

Saturday, 10 October 2020 11:53 Written by
Rate this item
(0 votes)

“Aile içi şiddetin” temelinde yatan gerçeğin “alkol” olduğu, artık herkes tarafından bilinmektedir.

Alkol alanların büyük çoğunluğu erkekler olduğundan bazı kesimler, “erkeklik ile aile içi şiddeti” özdeşleştiriyorlar.

Her şeyden önce, alkol alan bir kişi ne olursa olsun etrafına şiddet saçar.

Bu işin doğasında vardır.

Bu nedenle,

Erkeklerle şiddeti özdeşleştirme yerine, “alkolle-şiddeti” özdeşleştirmek gerekmez mi?..

Erkekleri topluca sorgulama yerine, alkol alıp şiddet uygulayanları sorgulamak gerekmez mi?..

Last modified on Saturday, 28 November 2020 17:54

Anadolu İnsanı, Artık Kendini Savunabiliyor Featured

Friday, 11 September 2020 07:43 Written by
Rate this item
(0 votes)

“Erol Mütercim’in” bir televizyon kanalında sarf ettiği sözlerle ilgili yalnız “İHL” mezunları değil,  “Anadolu insanı” da savunmaya geçti.

Bu savunma bazen haddini aşmış, bazen de hakaretler varmış…

Siz genelleme yaparak hakaret ederseniz, haliyle heyecanını tutamayanlar, abuk-sabuk sözler sarf ederler.

Bunu benimsememekle beraber, “bu sosyolojik bir reaksiyondur.”

Bunun önünü kimse alamaz.

Last modified on Saturday, 10 October 2020 11:54

Solcudan Dindar Olur mu??” Featured

Tuesday, 01 September 2020 13:21 Written by
Rate this item
(0 votes)

Solcudan dindar olur mu?” sorusu fıkhı bir mesele olduğundan benim alanım değil.

Olur mu olmaz mı onu bilemem.

Ancak,

Büyük çapta “dindar solcular olduğunu biliyorum.”

Yalnız bu dindar solcuların “çok büyük handikapları”  var.

Dini “solculuğa adapte” edebilmek için büyük gayret içindeler.

İddiaları ve savunmaları, “dinin esaslarına” uyar mı uymaz mı meselesi ise, ayrı bir konu.

Bu kişiler, çocukluk dönemlerinde ailelerinin ve çevrelerinin etkisiyle edindikleri dini bilgilerden kurtulamıyorlar.

Sonradan “solcuların ortamında”  bulunduklarından, ondan da vazgeçemiyorlar.

“İki arada bir derede” bocalayıp duruyorlar…

Last modified on Friday, 11 September 2020 07:43

Günümüz insanı, “Neden Mutsuz?” Featured

Thursday, 19 March 2020 08:23 Written by
Rate this item
(0 votes)

Günümüz insanının gelişim sürecine baktığımızda eskiye nazaran çok daha fazla çalıştığını, çok daha imkânlara sahip olduğunu görüyoruz.

  Ancak “daha güvensiz” ve” daha mutsuz” olduğunu görmek, hiç de zor değil.

 “Mutluluğun ölçüsü”  ne yazık ki maddi şeylere endekslenmiş ve manevi yaşantımızdaki mutluluk sebepleri göz ardı edilmeye başlanmış.

TUİK” in yaptığı mutluluk araştırmasına göre, insanların % 55 i “mutsuz…”

40-50 sene öncesine kadar hayat mücadelesini zor şartlar altında veren insanlar, az şeylerle mutlu oluyorlardı.

Günümüzde ise, daha fazlasını ve daha iyisini istemeye, daha fazla beklentiler içine girmeye ve sahip olduklarınla yetinmemeye başlanmış.

 Giderek bu  “tatminsizlik de mutsuzluğun”  kapılarını aralamıştır.

Tespitlerimize göre bunların nedenlerini sıralamaya başlayalım.

Last modified on Tuesday, 01 September 2020 13:22

Vefa Nedir bilir misiniz? Featured

Wednesday, 19 February 2020 20:19 Written by
Rate this item
(0 votes)

İnsanı insan, toplumu toplum yapan bir güzelliktir vefa…

Vefa sözünde durmaktır, kadir kıymet bilmektir, terk etmemektir.

Şartsız, hesapsız sonu olmayan bir sevgidir vefa.

Dostu posta değişmemektir.

Vefa tam, mükemmel, içten, sağlam ve sarsılmaz kalp bağlılığıdır.

Vefa, bizi yetiştiren ailemize, topluma, geçmişe, dosta duyulan saygının ifadesidir.

Atalarımız,"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır."

Derken vefa'nın ne kadar önemli olduğunu vurgulamışlardı.

Last modified on Thursday, 19 March 2020 08:23

“Felaket” ve “Saltanat” Tellallığı !.. Featured

Saturday, 04 January 2020 17:28 Written by
Rate this item
(0 votes)

Her toplumda farklı nedenlerle ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlar her zaman olmuştur.

Hava kirliliği,

 İşsizlik,

Çılgın tüketim,

Uyuşturucu belası,

Rüşvet,

Ekonomik kriz,

Küresel ısınma,

İnsanlığın düşmanı terör,

Dünyayı sarsan göç,

Doğal afetler,

Çevre kirliliği,

 Şiddet v.b. bunlardan sadece bir kısmı...

Toplumların yapıları ve refah düzeyleri değişmekte fakat sorunlar hiçbir zaman ortadan kalkmamaktadır.

Hangi sistem, hangi yönetim gelirse gelsin, sorunlar sıfırlanamıyor…

Bilakis artarak devam ediyor.

Last modified on Wednesday, 19 February 2020 20:20

İnsan Neden"Küfür" Eder Featured

Wednesday, 20 November 2019 09:19 Written by
Rate this item
(0 votes)

“Küfür,” aciz ve cahil insanın çaresizlik karşısında kendini tatmin etmek için başvurduğu çirkin bir yöntemdir.

Bir bakıma “ruhun kusmasıdır.”

 Küfür illeti, “tahammülsüzlük ve zayıflık” gibi istenmez özelliklerin sebep olduğu bir dışavurum yöntemi olarak da görünür.

Bununla birlikte:

Yetersizlik,

Nefretlik,

Kin,

Kıskançlık,

 Saldırganlık,

Alınganlık ve anlaşılamamak “öfke belasını” ortaya çıkarır.

Last modified on Saturday, 04 January 2020 17:29

Yeni Dönemin Yeni Filmi "Karınca"

Tuesday, 15 October 2019 11:30 Written by
Rate this item
(0 votes)

 

1970–1980 yılları arasında Türkiye’de “sinema sanatı” adına çok bayağılıklar yapıldı.

Türk milletinin bu rezillikleri unutması mümkün değildir.

 Millet unutsa bile, tarih unutmaz.

Sırası, zamanı geldikçe millet bu çirkefliğin hesabını sorgulayacaktır.

“Sinema piyasası,”1970 yıllarındaki “rezil seks furyasıyla”  kaybettiği seyircisini hala kazanamadı. 

Seyirci, kendine ihanet edenleri kolay kolay affetmiyor.

Özel televizyonların de devreye girmesiyle, bu kayıp daha da büyüdü.

Televizyonların sinema ihtiyacını giderememesi,  yapımcıları yeniden sinemaya yöneltmiştir.

Last modified on Wednesday, 20 November 2019 09:20
«StartPrev12345NextEnd»
Page 2 of 5