Mustafa Kahraman Topaloğlu

Mustafa Kahraman Topaloğlu

mustafa@mtopaloglu.com
w
ww.mtopaloglu.com


GÜNUMÜZ İNSANI, “NEDEN MUTSUZ?”

Thursday, 19 March 2020 08:23
Published in Güncel

Günümüz insanının gelişim sürecine baktığımızda eskiye nazaran çok daha fazla çalıştığını, çok daha imkânlara sahip olduğunu görüyoruz.

  Ancak “daha güvensiz” ve” daha mutsuz” olduğunu görmek, hiç de zor değil.

 “Mutluluğun ölçüsü”  ne yazık ki maddi şeylere endekslenmiş ve manevi yaşantımızdaki mutluluk sebepleri göz ardı edilmeye başlanmış.

TUİK” in yaptığı mutluluk araştırmasına göre, insanların % 55 i “mutsuz…”

40-50 sene öncesine kadar hayat mücadelesini zor şartlar altında veren insanlar, az şeylerle mutlu oluyorlardı.

Günümüzde ise, daha fazlasını ve daha iyisini istemeye, daha fazla beklentiler içine girmeye ve sahip olduklarınla yetinmemeye başlanmış.

 Giderek bu  “tatminsizlik de mutsuzluğun”  kapılarını aralamıştır.

Tespitlerimize göre bunların nedenlerini sıralamaya başlayalım.

Vefa Nedir bilir misiniz?

Wednesday, 19 February 2020 20:19
Published in Makaleler

İnsanı insan, toplumu toplum yapan bir güzelliktir vefa…

Vefa sözünde durmaktır, kadir kıymet bilmektir, terk etmemektir.

Şartsız, hesapsız sonu olmayan bir sevgidir vefa.

Dostu posta değişmemektir.

Vefa tam, mükemmel, içten, sağlam ve sarsılmaz kalp bağlılığıdır.

Vefa, bizi yetiştiren ailemize, topluma, geçmişe, dosta duyulan saygının ifadesidir.

Atalarımız,"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır."

Derken vefa'nın ne kadar önemli olduğunu vurgulamışlardı.

“Felaket” ve “Saltanat” Tellallığı !..

Saturday, 04 January 2020 17:28
Published in Makaleler

Her toplumda farklı nedenlerle ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlar her zaman olmuştur.

Hava kirliliği,

 İşsizlik,

Çılgın tüketim,

Uyuşturucu belası,

Rüşvet,

Ekonomik kriz,

Küresel ısınma,

İnsanlığın düşmanı terör,

Dünyayı sarsan göç,

Doğal afetler,

Çevre kirliliği,

 Şiddet v.b. bunlardan sadece bir kısmı...

Toplumların yapıları ve refah düzeyleri değişmekte fakat sorunlar hiçbir zaman ortadan kalkmamaktadır.

Hangi sistem, hangi yönetim gelirse gelsin, sorunlar sıfırlanamıyor…

Bilakis artarak devam ediyor.

İnsan Neden"Küfür" Eder

Wednesday, 20 November 2019 09:19
Published in Makaleler

“Küfür,” aciz ve cahil insanın çaresizlik karşısında kendini tatmin etmek için başvurduğu çirkin bir yöntemdir.

Bir bakıma “ruhun kusmasıdır.”

 Küfür illeti, “tahammülsüzlük ve zayıflık” gibi istenmez özelliklerin sebep olduğu bir dışavurum yöntemi olarak da görünür.

Bununla birlikte:

Yetersizlik,

Nefretlik,

Kin,

Kıskançlık,

 Saldırganlık,

Alınganlık ve anlaşılamamak “öfke belasını” ortaya çıkarır.

Yeni Dönemin Yeni Filmi "Karınca"

Tuesday, 15 October 2019 11:30
Published in Makaleler

 

1970–1980 yılları arasında Türkiye’de “sinema sanatı” adına çok bayağılıklar yapıldı.

Türk milletinin bu rezillikleri unutması mümkün değildir.

 Millet unutsa bile, tarih unutmaz.

Sırası, zamanı geldikçe millet bu çirkefliğin hesabını sorgulayacaktır.

“Sinema piyasası,”1970 yıllarındaki “rezil seks furyasıyla”  kaybettiği seyircisini hala kazanamadı. 

Seyirci, kendine ihanet edenleri kolay kolay affetmiyor.

Özel televizyonların de devreye girmesiyle, bu kayıp daha da büyüdü.

Televizyonların sinema ihtiyacını giderememesi,  yapımcıları yeniden sinemaya yöneltmiştir.

 Cumhuriyet tarihi boyunca  “din alanındaki serbestlik,”  bu dönemki kadar rahat olmamıştır.

 Bu alanda yapılan araştırmada “dindar nesil” çoğalmıyor, bilakis azalıyor.

 Kamuoyu araştırma şirketi “Konda” nın yaptığı araştırmada,  2008’de %55 iken 2018’de bu sayı %51’e gerilemiş.

Din alanındaki bu imkânlar, bu kolaylıklar ve her türlü serbestlikler orta iken insanımız neden dindarlığa karşı ilgisiz?..

Kimseyi yargılamak, karamsar bir tablo çizmek gibi bir niyetim yok.

 “Bir durum tespiti”  yapmayan çalışıyorum.

Buna “öz eleştiri” de diyebiliriz.

Gelecekte Türkiye'nin en büyük sorunu?

Monday, 02 September 2019 05:31
Published in Makaleler

Her ülke gibi Türkiye’nin de kendine göre önemli sorunları vardır.

Bu sorunların başında;

“Terör,

 İşsizlik,

 Hayat pahalılığı ve adaletsizlik” başta geliyor.

Daha sonra;

Eğitimsizlik,

Resmi ideolojinin baskısı,

Medyanın gücünü kötüye kullanması,

Rüşvet,

Ahlaki çöküntü,

Güvensizlik,

Toplumsal şiddet,

Güçlünün zayıfı ezmesi,

Dengesiz gelir dağılımı,

Din düşmanlığı,

Tahammülsüzlük,

Trafik canavarı gibi sorunlar sıralanabilir…

Özgürlüklerin Neresindeyiz?

Saturday, 22 June 2019 21:54
Published in Makaleler

Özgürlüklerin neresinde olup olmadığını anlayabilmek için bugünü geçmişle mukayese etmemiz gerekir.

Osmanlı yaşam tarzına baktığımızda “Padişah buyrukları” hâkimiyeti vardı.

Cumhuriyet döneminde “Rejimin baskısı,” devrimler adına acımasızca yapıldı.

Hükümetlerde “liderin suntası” her zaman oldu ve hala oluyor.

Aile de “babanın baskısı” sürekli oluyor.

Okul hayatında “cezaya dayalı eğitimin baskısı” hala var.

Böyle bir yaşam tarzından gelen bir milletin özgürlüğü ne kadar olur?

“İfade ve düşünce özgürlüğü” bizde hiç bir zaman olmamıştır.

“Sağda da, sol dada da ve İslami kesim de” hiçbir zaman olmamıştır.

Sanatçı Olmanın Sorumluluğu!

Sunday, 19 May 2019 05:52
Published in Makaleler

“Gerçek bir sanatçının” bilgi ve becerisinden daha çok öne çıkan yönü, yüce Yaratan’ın ona lütfettiği “duyarlılık” vasfıdır.

Herkesin kendine göre vasıfları ve özellikleri elbette vardır.

“Gerçek sanatçı da ise bu vasıf, farklı ve ayrıcalıklıdır.

Çünkü gerçek sanatçı,  yaptığı işi “başkasına beğendirme duygusu  içinde olur.

Bu duygu, herkese verilen bir duygu değildir.

  Bu duyguya sahip olan bir sanatçı,  topluma karşı büyük ”sorumluluklar” taşır.

Hele hele insanların “kutsal değerleri, “yaşam biçimlerini,”   söz konusu olduğunda, çok daha hassas ve duyarlıolmak zorundadır.

Zıtlıklarla Birlikte Yaşam Kültürü

Monday, 22 April 2019 05:17
Published in Makaleler

Dünya kurulduğundan beri “hak ile batılınçatışması” davam ediyor.

Bugün de bu çatışma vardır.

Bundan sonrada olacaktır.

“Karşıt olan şeyler” bir araya gelir ve uzlaşmaz olanlardan ”uyum” ortaya çıkar.

Her şey “çatışma sonucunda” meydana gelir.

“Beyazın” karşısında “siyah” olmazsa, beyazın kıymeti bilinmez.

“Gündüzün” karşısında ”gece” olmazsa, gündüzün varlığından haberimiz olmaz.

“Zenginliğin” karşısında “fakirlik” olmazsa, zenginliğin özlemi olmaz.

“İyiliğin” karşısında “kötülük” olmazsa, iyilik bilinmez.

Çünkü

«StartPrev12345NextEnd»
Page 1 of 5