Mustafa Kahraman Topaloğlu

Mustafa Kahraman Topaloğlu

mustafa@mtopaloglu.com
w
ww.mtopaloglu.com


Yüzyılın Yanlış Uygulaması!..

Friday, 21 September 2018 03:38
Published in Makaleler

Bu ifade bize ait bir söylem değil.
Almanya, Amerika, İngiltere gibi ülkelerde “karma eğitim sistemi” sonucunda ortaya çıkan bir sonuçtur.
Batı dünyasının ortaya önemli bir tespitidir.
Saydığımız Batılı ülkeler karma eğitimi, “yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı” olarak kabul ediyorlar.
Karma eğitim, bilindiği 68 kuşağının bir projesi idi ve sosyal hayatta “kadın-erkekeşitliği sağlanmak” isteniyordu.
Yapılan araştırmalar gösterdi ki karma eğitim, kadın-erkek eşitliği sağlamak yerine kadınların erkeklerin hegemonyası altında yaşamasını sağlıyor.
Bu sistem, insanın fıtratını alt-üst eden ve insanın genlerini bozan bir sistem.
Kadın ve erkek dünyaya farklı beyinlerle geliyor.
Erkeklerin beyni, dünyayı sistematik olarak algılıyor.
Buna karşılık kadın beyni duyarlılık ve empati yapacak şekilde yaratılmış.
Kadınlar dil konusunda daha yeteneklidir.
Erkekler sistemi düşünür, kadınlar empati yapar, başkasının yerine kendini koymayı tercih eder.
Bu açıdan bu yapıyı ayrı mekânlarda ve ayrı istemde değerlendirmek ve eğitmek gerekiyor.

Yeni Dönemde, Başkanlık Sisteminden Beklentilerim

Wednesday, 04 July 2018 19:39
Published in Makaleler

16 senelik Ak Parti iktidarında ülkemiz, devrim mahiyetinde yenilikler yaşadı.

Sağlıktan-ulaşıma,

Yer üst geçitlerinden-yer altı geçitlerine,

Devasa köprülerden-uçak hava alanlarına,

Devasa kanal İstanbul’dan-Türkiye’nin büyümesine,

Kanser hastalarından-engelli insanlara varıncaya kadar yaptıkları saymakla bitmez…

Hulasa, Türkiye şahlandı ve çehresi değişti.

Dünya çapında sayılı bir ülke olduk.

Bu projeler devam ederken yeni dönemde farklı hizmetler bekliyoruz.

Bu hizmetlerin ağırlığı, “değerler üzerinde” olması lazım

Bunları şöyle sıralayabiliriz:

 

Sanatla Kaybettiklerimiz

Tuesday, 12 June 2018 11:57
Published in Makaleler

    İnsanları etkileyebilmek ve yönlendirebilmek için, en etkili araçlardan biri de “sanatsal faaliyetler” dir.
    Çünkü sanat, insanın “ruhuna ve kalbine” hitap eden “sihirli bir güç” tür.
    Hangi sanat türü olursa olsun, bıraktığı iz, insanın hafızasından kolay kolay silinmiyor.
   Sanatı, şahsi çıkarları için kullananlar, kendilerini küçülttükleri gibi, toplumu da yanlış yönlendirip “yozlaştırıyorlar.”
   Şu anda Türkiye, bu “kültürel kirlenmeyi” yaşıyor.
   Bu “toplumsal facianın” bedeli de çok ağır bir şekilde kendini gösteriyor.

“Kötülük Dürtüsü,” Nasıl Bir Duygudur?

Thursday, 12 April 2018 17:12
Published in Makaleler

Düşmanlık,
Kindarlık,
Saldırganlık,
Hilekârlık,
Egoistlik,
Yalan,

İftira gibi ”olumsuz duygular,” insanlarda neden vardır?

İnsanlar, neden başkalarına kötülük yapmak isterler?

Bizim toplumumuzda, özellikle bazı yörelerin insanlarında görülen bu “ruhsal bozuklukların” temelinde yatan gerçekler nelerdir?

Bu ilkellikler, bu cahillikler, nereden kaynaklanıyor?

Bunların her biri araştırılıp incelendiğinde görülecektir ki, Türkiye’nin “sosyal ve ahlaki yaraları” korkunç boyutlara ulaşmış...

Ergenlik Döneminde "Kişisel Gelişim"

Monday, 05 March 2018 19:34
Published in Makaleler

Ergenlik dönemi, 12-13 yaşlarında başlayıp 19-20 yaşlarına kadar devam eden fiziksel ve ruhsal değişimlerin yaşandığı bir dönemdir.
Kızların ergenlik durumu ise daha erkek yaşlarda kendini gösterir.
İnsanlar yaşamları boyunca sürekli olarak değişir ve gelişirler.
Bu değişimlerin yoğun olarak yaşandığı dönemlerden biri de ergenlik dönemidir.

“Kimlik arama duygusu” daergenlik döneminde ortaya çıkar.
Bu dönemde ergen, hem kendi hem de başkaları için kim olduğunu sorgulamaya başlar.
Kimlik arama, kendisinin farkına varma ve toplumun ergen için tanımladığı rolleri benimseme anlamına geliyor.
Yeni arayışlar içerisinde olan genç, “ben kimim, neyim, ne olacağım, toplumdaki yerim ne?” gibi soruları bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde sormaya başlar.
Ergenlik dönemi bütün gençler için aynı geçmiyor elbette.
Bazı gençlerde ergenlik belirtileri hiçbir zorluk çekmeden oluşurken bazılarını da derinden etkileniyor ve tam bir bunalım yaşatabiliyor.

Gençlerde "Kız Erkek " Gruplaşmaları

Friday, 02 February 2018 19:48
Published in Makaleler

 Gençlik çağının ilk geçiş özelliğini, “gruplaşmalar ve arkadaşlıklar” oluşturuyor.

      Kültürlere ve inançlara göre bir takım değişiklikler olsa bile, genele baktığımızda “gruplaşmalar”  ve arkadaşlıklar devamlı oluyor.
    Kendine özgü yeni bir dünya kurmaya çalışan gencin, dayanabileceği en önemli güven kaynağı arkadaşlarıdır.
     En kıymetli varlık insan olmakla beraber, en aciz ve muhtaç varlık da yine insandır.
    Bu açıdan, bir başkasıyla işbirliğine ve dayanışma içinde olmaya her zaman ihtiyaç vardır.
     Özellikle ergenlik çağındaki bir gencin sevinçlerini, üzüntülerini paylaşmak için “içten dostlara” daha fazla ihtiyacı vardır.
     Ergenlikte arkadaş, anne ve babadan da daha öndedir.
     Çünkü duygularını en iyi paylaştığı kişi arkadaşıdır.
     Bu bağlamda, ergen için arkadaşları büyük önem taşıyor.
    Bir gencin arkadaşları çoğaldığında hemen bir ”grup oluşturma” yoluna giderler.
    Arkadaş uğruna, oluşturduğu grup adına ailesini, anne ve babasını bile karşısına alabilirler.

“Ergenlikte” Kız erkek arkadaşlığı"

Monday, 01 January 2018 10:12
Published in Makaleler

“Ergenlik dönemi,”  çocukluk, gençlik ve erişkinlik dönemi olarak tanımlanıyor.

İnsanın çocukluğunu güzel güzel sürdürürken, önce küçük belirtilerle başlayıp sonra bedenini ve ruhunu ablukasına alan büyüme süreci devreye giriyor.

               Bu süreç, bir ömür boyu sürecek mücadelenin farklı alanıdır.

               Allah (cc) indinde sorumluluk alma bilincinin başlangıcıdır.

Gerek ergenlik, gerekse gençlik dönemleri insan hayatının en güzel en mutlu ve en güçlü dönemleri olurken, aynı zamanda birer “kriz” ve “bunalım” dönemleridir.

İnsan hayatının her dönemlerinde bunalımlar ve krizler yaşanıyor.

             Ancak gençlik çağındaki bunalımlar kolay kolay unutulmazlar.

Belki de bu yüzden halk arasında ergenlik ve gençlik dönemleri “delikanlılık,”  “yeni yetme” gibi çeşitli sıfatlarla adlandırılmıştır.

Kadın Erkek Arkadaşlığı!..

Monday, 04 December 2017 18:58
Published in Makaleler

Arkadaşlık, hayatın her döneminde önemini  kabul ettirmiş bir sosyal ihtiyaç olmakla beraber, arkadaşlığın en farklı dönemi “ergenlik çağında” kendini gösteriyor.
    Kadın-erkek arasındaki “refleks çekim gücü,”  ergenlik çağlarında hormonal değişiklikler göstererek karşı cinse ilgi duyma şeklindedir.
     İnsanların karşı cinse ilgi duyması, fıtrattan gelen bir duygudur.
    Bu duygu, şartlara göre ve dönemlere göre devamlı değişiyor.
    Dünya kurulduğundan beri, “kadın-erkek ilişkileri” yerinde durmuyor.
    Devamlı değişiyor ve farklı formatlara giriyor.
    Kadınla erkeğin arkadaşlığını, “Kelebeğin ateşle dans etmesine” benzetirler.
    Halk arasında yaygın olan “Ateşle barut yan yana durmaz” deyimi aslında çok şeyi anlatıyor.
   “Erkeğin cinselliği görselliğe dayandığından” bilinçaltında cinsellik duygusu vardır.
    Erkek cazibeli bir kadını gördüğünde, beyni cinsel salgı bezlerini devreye sokuyor.
    O andan itibaren erkeğin cinselliği hazır bir konumdadır.

iman ve sevgi nimeti

Thursday, 26 October 2017 05:09
Published in Makaleler

 “İman ile sevginin”  ne büyük bir güç olduğunu anlatacağım bu hikâyenin içinde görebilirsiniz.

Sevgi ile İman birleşince nasıl bir güç olduğunu yaşayarak öğrenen insanların sevgileri ve imanları başka oluyor.

Bu iki hazineyi kavrayabilen ve hayatına uygulayabilen bir insan, bütün sorunların üstesinden rahatlıkla gelebilir.

Önemli olan iman ile sevgiyi  “sözde değil özde” kavrayabilmek ve hayatına uygulayabilmek…

Bir Asırlık Bir Sorun "Kervan 2015"

Monday, 09 October 2017 15:53
Published in Makaleler

Bir asırdır devamlı gündemde tutulan sözde Ermeni soy kırımı sorunu, direk olmasa bile bir başka açıdan sinemaya aktarıldı.

100 yıldır devamlı konuşulur, siyasi malzeme yapılır  ama ne bilimsel araştırılması yapılmış, ne tarihi gerçekleri ortaya konmuş ne de sineması yapılmış?..

  Sözde ermeni soy kırımı, ilk defa yönetmen “İsmail Güneş” tarafından büyük bir organize ile “Kervan-1915” adıyla filmi yapıldı.

Ermeni sorunundan ziyade, bir insanı mesele, bir emaneti sağ-selim teslim etme olayı olarak değerlendirmek daha yerinde olur.

«StartPrev123456789NextEnd»
Page 6 of 9